“Gülensu’da, muhtarı kadın olan bir mahallede yaşamanın sıradanlaştığını görmek beni çok mutlu ediyor”
Ahmet Sezgin ♠
İstanbul’un Maltepe ilçesine bağlı, dayanışma kültürüyle öne çıkan Gülensu Mahallesi, son yıllarda sosyal ve demografik dönüşüm süreciyle dikkat çekiyor. Bu değişimlerin merkezinde yer alan önemli isimlerden biri ise mahallenin ilk kadın muhtarı olan Nülüfer Akkaya. Göreve geldiği günden bu yana mahalle halkıyla kurduğu yakın ilişki, sosyal yardımlardaki etkin rolü ve özellikle gençler ile kadınlara yönelik projeleriyle yerel yönetimin kapsayıcı yüzünü temsil ediyor. Gülensu’da kadın muhtar olmanın anlamı, mahalle sakinlerinin beklentileri ve geleceğe dair hedefler üzerine gerçekleştirdiğimiz bu röportajda; yalnızca yönetsel bir vizyon değil, aynı zamanda bir mahalle hikâyesinin içtenliğiyle karşılaşıyoruz. Nülüfer Akkaya’nın gözünden Gülensu Mahallesi’ni ve mahalleliyle kurulan bu güçlü bağı daha yakından tanımak için sorularımıza geçiyoruz.
Gülensu Mahallesi’nin son yıllarda artan nüfus yoğunluğu ve yapılaşma baskısı göz önüne alındığında, mahalle halkının yaşam kalitesini koruyabilmek de giderek zorlaşıyor olmalı. Bu süreçte özellikle altyapı, yeşil alan ve ulaşım gibi temel hizmetler açısından çeşitli zorluklarla karşılaşıyorsunuzdur. Diğer yandan kentsel dönüşüm söylemlerinin zaman zaman Gülensu için de gündeme geldiğine ilişkin haberler duyuluyor. Bu çerçevede mahallenin fiziksel gelişimi ile sosyal yapısı arasında bir denge kurmak üzere muhtarlık olarak tüm bu beklentileri nasıl yönetiyorsunuz?
Gülensu Mahallesi, yıllar içinde doğal yapısını korumaya çalışan ama aynı zamanda kentsel baskılara da maruz kalan bir yerleşim alanı. Artan nüfusla birlikte, altyapı talepleri, yeşil alan ihtiyacı ve ulaşım sorunları da ciddi anlamda kendini hissettirmeye başladı. Biz muhtarlık olarak, mahalleliyle düzenli toplantılar yaparak öncelikli ihtiyaçları belirlemeye çalışıyoruz. En çok gelen talepler arasında otobüs hatlarının arttırılması, yağmur suyu kanallarının iyileştirilmesi ve çocuk oyun alanlarının artırılması yer alıyor.
Kentsel dönüşüm söylemleri zaman zaman gündeme geliyor; ancak burada yaşayanların çoğu uzun yıllardır Gülensulu. Onlar için bu mahalle sadece bir konut değil, bir yaşam kültürü demek. Bu nedenle biz dönüşüm meselesine temkinli yaklaşıyoruz. Mahalleliyle birlikte hareket eden, onların rızasını temel alan bir dönüşüm ancak kabul görebilir. Kentsel yenilenme değil, yerinde iyileştirme hedefliyoruz. Bu süreci yönetirken en çok dikkat ettiğimiz şey şeffaflık ve diyalog. Biz, mahalleyi masa başında değil, sokakta yönetiyoruz.
Gülensu Mahallesi’nin ilk kadın muhtarı olmanız hem sizin için hem de Gülensu’da yaşayan kadınlar için önemli bir adımı ifade ediyor. Bu göreviniz hem kişisel hem toplumsal olarak size önemli bir sorumluluk da yüklüyor. Diğer yandan kadın olarak yerel yönetimde görünür olmanız mahalleli kadınlar için de bir örnek oluşturuyor. Bu süreçte kadın olmanızdan kaynaklı pek çok olumlu ya da olumsuz geri dönüşler olduğunu tahmin ediyorum. Sizce, bu süreçte edindiğiniz deneyimler, başka kadınların da muhtar ya da yerel lider olmaları için nasıl bir yol haritası oluşturabilir? Gülensu gibi mahallelerde kadın temsilinin artırılması için neler yapılmalı?
Kadın olmak bu mahallede yönetici kimliğiyle var olmak demek, aynı zamanda bir kırılmayı temsil ediyor. Bu sadece benim değil, tüm Gülensulu kadınların başarısıdır. Kadınlar uzun zamandır bu mahallede zaten görünür ve aktif; ama bu pozisyonda bir kadın olarak yer almak, onların sesini daha çok duyurabilmek demek. Göreve geldiğim ilk aylarda bazı “alışkanlıkları” değiştirmek kolay olmadı. Özellikle “muhtar erkek olur” algısı hala yer yer kendini gösteriyordu. Ama mahalle halkıyla kurduğum birebir ilişkiler sayesinde bu önyargıları yıktık. Bugün Gülensu’da bir kadının yönettiği bir mahallede yaşamanın sıradanlaştığını görmek beni çok mutlu ediyor. Bence kadınların yerel yönetimde daha fazla yer alması için pozitif ayrımcılık içeren projeler geliştirilmeli. Eğitimler, gönüllü kadın ağları ve yerel liderlik kampları bu süreçte oldukça etkili olur. Ben, bu yolda yürümek isteyen kadınlara her zaman destek olmaya hazırım.
Mahallenizde gençlere yönelik sosyal, kültürel veya mesleki alanlarda geliştirilen özel bir program ya da işbirliği projeniz oldu mu? Gençlerin yalnızca eğitim değil, aidiyet ve sorumluluk duygularının gelişmesi için ne tür etkinlikleri destekliyorsunuz? Bu yaş grubunun sorunlarını doğrudan duyabildiğiniz bir iletişim mekanizması oluşturabildiniz mi? Mahalle gençlerinin yerel kararlara katılımı sizce yeterli düzeyde mi? Muhtarlık olarak onların enerjisini ve yaratıcılığını daha çok değerlendirmeyi planlıyor musunuz?
Gençlerle bağ kurmak, sadece eğitim üzerinden değil, onların gerçek ihtiyaçlarını ve enerjilerini dikkate alarak mümkün olur. Biz burada “Genç Gülensu Platformu” adı altında bir gönüllü grup kurduk. Bu platform, yerel tiyatro gösterileri, graffiti atölyeleri, kitap okuma halkaları ve sosyal medya içerik üretimi gibi birçok faaliyeti kendi içinde organize ediyor. En önemlisi, onları dinlediğimiz bir kanal kurduk. WhatsApp grupları, açık mikrofon günleri ve genç meclisi toplantıları bu iletişimi sağlıyor. Gençlerin yerel kararlarda daha etkin olması gerektiğini düşünüyorum ve onlara sadece “dinleyici” değil, “karar alıcı” rolü de vermeye çalışıyorum. Onlar mahallemizin hem bugünü hem de yarını.
Gülensu Mahallesi’nin kırsal geçmişi olan bir yapıdan daha kentsel bir görünüme evrilme süreci, mahalle kültürünü de önemli ölçüde etkiledi. Mahallenin eski sakinleri ile yeni taşınanlar arasında toplumsal bağların korunmasına yönelik bir politikaya ihtiyaç duyuluyor. Bu geçiş sürecinde yerel dayanışmanın azalmaması ve artarak devam etmesi önem kazanıyor. Size göre komşuluk ilişkileri nasıl bir değişim gösterdi? Muhtarlık olarak bu kültürel mirası korumak için planladığınız çalışmalar var mı?
Gülensu’nun kökeninde göçle şekillenen bir yapı var. Zamanında Anadolu’nun dört bir yanından gelen aileler burada komşulukla, imeceyle, dayanışmayla bir yaşam inşa etti. Son yıllarda artan yapılaşma ve yeni gelen komşular bu dokuyu biraz sarstı ama tamamen zayıflattı diyemem. Eski ve yeni sakinler arasında köprü kurmak için “Mahalle Buluşmaları” düzenliyoruz. Burada her iki grup da birbirini tanıma fırsatı buluyor. Bayram sofraları, dayanışma kahvaltıları ve semt festivalleri gibi etkinliklerle ortak mahalle hafızası yaratmaya çalışıyoruz. Komşuluk bizim için hâlâ çok kıymetli. Bu kültürü korumak için çocuklardan başlamamız gerektiğine inanıyorum.
Mahallenizde özellikle pandemi döneminde yaşlılar, engelliler veya kronik hastalar için çeşitli özel destek hizmetleri organize ettiğinizi biliyorum. Bu tür dezavantajlı gruplara yönelik sürekli ya da periyodik destek sistemleri oluşturmak çok önemli. Yardım hizmetlerinin mahalle içinde organize edilme biçimi önemli bir başlık olarak öne çıkıyor. Sosyal yardım çalışmalarında mahalle halkının gönüllü katılımını sağlamak ancak büyük çabalarlar gerçekleşebiliyor. Siz bu süreçleri yönetmek ve katılımı artırmak için ne tür adımlar atmayı, yeni sosyal dayanışma modelleri geliştirmeyi düşünüyorsunuz?
Pandemi sürecinde Gülensu’da ciddi bir dayanışma ağı kurduk. Mahalle gönüllülerimizle birlikte yaşlılar ve kronik hastalar için ilaç temini, gıda paketi dağıtımı ve ev temizliği desteği sağladık. Örneğin, mahalledeki gençlerle “Gülensu Vefa Ekibi”ni kurduk ve onlar haftalık olarak yaşlılarımızı ziyaret edip ihtiyaçlarını dinlediler. Bu sürecin ardından gönüllülük artık daha kalıcı hale geldi. Şimdi her ay düzenli olarak yapılan “Mahalle Destek Günleri” var. Bu dayanışmayı daha da büyütmek için Gülensu Dayanışma Derneği’nin kurulması için adımlar atıyoruz. Mahalleli sadece yardım alan değil, yardım eden olma bilinciyle hareket ediyor. Bu bilinç, bizim en büyük gücümüz.
Gülensu Mahallesi’nin Maltepe sınırında yer alması, belediye hizmetlerine erişim veya yatırım önceliği açısından avantaj mı, dezavantaj mı yaratıyor? İlçe yönetimiyle muhtarlık arasında koordinasyon ne düzeyde gerçekleşiyor ve bu koordinasyonun geliştirilmesi adına önerileriniz var mı? Belediyeden talep ettiğiniz hizmetlerin hangi alanlarda daha hızlı ya da daha yavaş karşılandığını gözlemliyorsunuz? Mahalledeki sorunların çözümünde halkın doğrudan belediyeyle mi yoksa muhtarlıkla mı iletişime geçtiğini düşünüyorsunuz? Bu iletişimi daha etkili hale getirmek için sizce muhtarlık ne gibi araçlar kullanmalı?
Maltepe Belediyesi’yle bazı konularda çok yakın çalışıyoruz, örneğin temizlik, park bakımı ve sosyal hizmetler gibi. Ancak Gülensu, ilçenin biraz daha kenarında kaldığı için zaman zaman öncelik listesinde geri düşebiliyor. Bu nedenle biz muhtarlık olarak daha fazla ses çıkarma, daha görünür olma stratejisi izliyoruz. Belediyeyle düzenli olarak koordinasyon toplantıları yapıyoruz. Taleplerimizi somut verilerle iletiyoruz. Halk genelde sorunlarını önce muhtarlığa getiriyor çünkü burada yüz yüze iletişim daha güçlü. Biz de bunu avantaja çevirip, sorunları derleyip çözüm odaklı bir dosya halinde belediyeye sunuyoruz. Mahalle halkının sesini doğru yere iletmek, bizim en büyük görevimiz.
Mahallenizde son dönemde artan konut fiyatları ve kira baskısı, özellikle dar gelirli aileleri etkiliyor olmalı. Bu durum Gülensu’daki sosyal dokuyu değiştirme potansiyeli de taşıyor. Kiracılar yaşadığı güvencesizliğe ilişkin olarak sizlere de başvuruyor, danışıyor olmalı. Siz muhtarlık olarak bu tür sorunlara dair belediye ya da diğer kurumlarla iş birliği içinde ne tür çözüm yolları arıyorsunuz? Barınma hakkı konusunda mahalle halkının sizi desteklemesi ve birlikte hareket etmesi için nasıl bir yöntem izliyorsunuz?
Son yıllarda Maltepe genelinde olduğu gibi Gülensu’da da konut fiyatlarında ciddi bir artış oldu. Özellikle dar gelirli ve kiracı olan aileler bundan çok etkilendi. Birçok kişi mahalleyi terk etmek zorunda kaldı ya da ev sahibiyle sık sık anlaşmazlıklar yaşadı. Bu konu artık sadece bir barınma sorunu değil, mahalle kültürünü tehdit eden bir sorun. Biz bu konuda belediyeyle iş birliği yaparak sosyal konut taleplerini ilettik. Ayrıca muhtarlıkta “kiracı danışma hattı” kurduk. İnsanlar kira artışları, tahliye baskısı gibi konularda buradan destek alabiliyor. Barınma hakkını savunmak için mahalleliyle birlikte hareket etmeye kararlıyız.
Muhtarlık olarak çevre bilinci ve temizlik konusunda halkla birlikte yürüttüğünüz kampanyalar var mı ve varsa nasıl bir etki yarattı? Özellikle sokak atıkları, geri dönüşüm ve bilinçli tüketim gibi konularda mahallelinin farkındalık düzeyi sizce ne durumda? Temizlik işlerinin belediye dışında mahalle sakinlerinin sorumluluğuna da açık olması gerektiğini düşünüyor musunuz? Bu konuda çocukları ve gençleri hedef alan özel bir çevre eğitimi projeniz oldu mu? Mahallenin çevresel değerlerini korumak için daha geniş çaplı bir planlamanız var mı?
Gülensu Mahallesi’nde çevre bilinci artık çocuk yaşta öğretilmeye başlanmalı dedik ve okullarla iş birliği içinde “Minik Çevrecilik Kulübü”nü kurduk. Çocuklara atık ayrıştırmayı, geri dönüşümün önemini ve doğayı korumanın yollarını anlattık. Bu kapsamda her ay “Temiz Sokak Günü” düzenliyoruz. Mahalle sakinleri eldivenlerini takıp birlikte sokak temizliği yapıyor. Mahalleli bu etkinliklere sahip çıkıyor çünkü yapılan şey sadece temizlik değil, aynı zamanda birlik duygusu yaratmak. Geri dönüşüm kutuları artık neredeyse her sokakta var. Şimdi sırada kompost projemiz var; organik atıkları dönüştürüp mahalle bahçelerine kazandırmak istiyoruz
Mahallenizin sağlık hizmetlerine erişimi, özellikle aile sağlığı merkezi ve eczane gibi temel noktalarda yürütülüyor. Diğer yandan yaşlı ve kronik hastalar için sağlık kuruluşlarına ulaşım kolaylığı sağlamak her geçen gün zorlaşıyor. Sağlık hizmetlerinin yetersizliği durumunda vatandaşın sorunları ilettiği kurumlardan biri de muhtarlıklar. Bu başlıklara, bu sorunlara dair yerel yönetimle bilgi paylaşımı ve çözüm önerisi süreciniz nasıl işliyor? Muhtarlık olarak sağlık alanında daha aktif bir rol almayı düşünüyor musunuz?
Aile sağlığı merkezimiz mahalle halkının büyük kısmına hizmet veriyor ancak özellikle yaşlı ve engelli bireylerin sağlık kuruluşlarına ulaşımı hâlâ bir sorun. Bu nedenle muhtarlık olarak belediyeyle görüşüp “sağlık aracı” temini için başvuruda bulunduk. Amacımız haftalık olarak yaşlıları ve kronik hastaları sağlık merkezlerine ulaştırmak. Ayrıca grip aşıları, tansiyon ölçümleri ve göz taramaları gibi hizmetleri mahallemize getirmeye çalışıyoruz. Bu konuda İlçe Sağlık Müdürlüğü ile sürekli temas halindeyiz. Sağlık, mahalle için en temel konulardan biri ve bu konuda daha aktif olmamız gerektiğinin farkındayız.
Gülensu Mahallesi için görev süreniz içinde gerçekleştirmeyi hayal ettiğiniz en önemli proje ya da değişim nedir? Bu hayalinizin gerçekleşmesi için yerel yönetimden, mahalle halkından ve gönüllülerden ne tür destekler bekliyorsunuz? Bu hedefin mahalleye sosyolojik, ekonomik ve kültürel açıdan nasıl bir katkı sağlayacağını düşünüyorsunuz? Mahalle halkı bu vizyona ne kadar sahip çıkıyor ve sizinle birlikte hareket ediyor mu? Bu vizyonu sürdürülebilir ve kalıcı hale getirmek için ne tür stratejik adımlar planlıyorsunuz?
En büyük hayalim, Gülensu Kadın ve Gençlik Merkezi’ni kurmak. Burası hem sosyal hem kültürel hem de ekonomik anlamda mahalleliye nefes aldıracak bir alan olacak. Kadınların meslek edinme kurslarına katıldığı, gençlerin atölye yaptığı, çocukların etüt aldığı çok amaçlı bir merkez hayal ediyorum. Bu vizyon için belediyeyle proje ortaklığı görüşmelerimiz sürüyor. Mahalle halkı da bu projeye çok sıcak bakıyor. Birlikte hareket etmenin gücüyle bu hayalimizi gerçeğe dönüştüreceğiz. Sürdürülebilir olması için yerel dernekler ve gönüllü destekçilerle birlikte yürüteceğiz. Çünkü Gülensu, birlikte güzelleşen bir mahalle.